18 Nisan 2011 Pazartesi

hıdırellez yine geldi her seneki gibi.

çocuklar ölür..dünya değişmez..çocuklar ölür dünya değişmez..dünya kötüleşir..cennette devam etsin yarım kalmış şenliğiniz.her seneki gibi.cennetteki bosnalı çocuklar siz kelebekler gibi dönebilirsiniz ..hıdırellez şımarıklığı.
Kızların ağıtlar düzerken bosna yaylalarında,Acıya bulanmıştı şenlikleri,
Ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi,Ne bilsin burada yetim kızlar var
Bu sene ederlezi babasız kalmıştı,Yetim kızların yürekleriydi gelen.

Sarı saçları mavi gözleriyle,Gökyüzü bile özenirdi güzelliklerine,
Deniz utanırdı mavisinden,Cenazelere uğurlanmıştı ederlezi,
Şurada yatan kefensiz, babalarımızdıBoşnak kızları goran'ın,
Yetimdi sarıları, yetimdi mavileri..

mavi domuz manifestosu

ceset tepesinden işerdik..ereksiyon dillileri görünce ilham geliyor tuvalet.

başardığım hiç bişey yok.
en çok çabaladığım şey için bile yaptığım birşey var -ki onu bile başaramamışım ne tuhaf.
aslında benim gerçekliğim hayal dünyasındaki gerçeklerin yüzümüdür.
neden belirgin bi başarı yok.. dilleri ereksiyon oluyor insanların ve hadım hadım
yaklaşıyorlar hedeflerine.
dilime belime macun mu sürsem? 
ve ve işte benim o kadar çok galiba başarımın cesedi var ki üstüste koyunca tepe oluyor.
ne yapalım o zaman bende tepenin üstüne çıkar ordan işerim.
..onlar halay çekerlerken ceset tepesinin etrafında..
o herşeylerini başarmışlar..
kısa yoldan. dilleri dimdik.

10 Mart 2011 Perşembe

KUSMAK HEMDE SÜREKLİ..bitmez

sanatçı olmak sanat için çalışmak..o kadar zor ki..
insanın sürekli kusma hali gibi ard arda kusuyorsunuz artık çok  kusmaktan mideniz bulanıyorda kusuyorsunuz gibi aynı yani beynini aynen öyle yoruluyor ..sonra bazen sinirleniyorsunuz off off sırttan gelen bi irkilmeyle kusmak başım yine ağrıyor bunları yazarken sürekli bişeyleri arama bulma çabası felsefe dünya teoloji sırlar bilmemneler falan kafanız çorba gibi ,bazen düşünmeyen beyin olmak için dua ederdiniz belki ama işte kusmamak elimizde elbet beynimimizi yormamak elimizde ama yokk kusmassak olmaz kussakta bitmez.

9 Mart 2011 Çarşamba

yol gidiyor bende dururum ya.

beni kimse takip etmiyor yazılarımıda kimse okumuyor düşüncelerimide anlayan az insan var yada benmi gıt ımki anlatamıyorum..
acaba ne yapmalı kitap mı yazsam?
yok daha o kadar edebi donanımda değilimdir...
ama bi şekilde dışarı vurmak gerek yoksa bu beni öldürür içimde kanser gibi.

ÖP beni KLIMT

merhaba merhaba büyük adam..
vardı bir adamki öve öve bitirmeyi bırak övmeye kimin haddi yeter sığar taşar aptal mısın?
ya belkide herkese lazım ama yok be babacığım kimsede anlamaz nerde o tüy ruhu di mi?
yok yok biz yolumuza bakarız deli gözler deli gözler ...
erdemine sığamadığın zamanlarda dans eder gibi vardır seninde tuvalet ihtiyacın ama gidersin
belkide tuvaletten kasıt nedir?
bacakları kafasında genç bir fahişe yada uçuşan öpücükle uçuşmuş bir kadın turuncu saçlı
saçları birbirine girmiş yaa ya havada bir sürü parıltı parçaları var küp küp senden başkası görmesede yazını okuruz elbet...anlarız..çamurla beslenen güzel kokulu sülük sümüğüler ise ağızlarına neler girmiş çıkmış mış mış casına adını ağzına alır.

gerçek korku

gerçek bir korkudur gidiyor ama var gerçekten -ki " ya olmazsa"
Dostoyevski demiş ki "Her şeyi anlıyorum ve bu beni öldürecek..."
ya ya kafamı ağrıtıp durdum elmaları dağıtamıyorsun çünkü kimse almak anlamak istemiyor.
bahar geliyor elmalar çoğalıyor "o" oluyor elmalar çoğalıyor ama sürekli birikip boyun ağrıtıyor...
artık o kadar büküldümkü kaburgalarım birbirine geçti sürtüyor sesler geliyor gıcır kulaklarım onları dinledi üzülmesin diye.
ya geçermi bilinmez bu daralmada değil bir diş sıkmanın kas ağrısı...dışardakiler ve büyükler seni dinlemez..acaba onları küçükken dinlemeyince ne yaparlardı bari onu anlarsalar ya.